Türkiye 2. Lig’de Somaspor ile Bursaspor arasında oynanan karşılaşmada yaşananlar, spor kamuoyunun ötesine geçerek siyaset ve toplum gündeminin merkezine oturdu. Maç sırasında Bursaspor tribünlerinde bulunan bazı taraftarların, Kürt siyasetçi Leyla Zana’yı hedef alan cinsiyetçi ve hakaret içeren tezahüratlarda bulunması geniş kesimlerin tepkisini çekti.
Olayın ardından farklı siyasi partilerden milletvekilleri ve çok sayıda kurum, yapılan tezahüratları sert ifadelerle kınadı. Tepkilerde ortak vurgu, yaşananların sporla hiçbir ilgisinin olmadığı ve toplumsal barışı hedef alan bir provokasyon niteliği taşıdığı yönünde oldu.
AK Parti Diyarbakır Milletvekili Suna Kepolu Ataman, futbolla ilgisi olmayan bir ismin tribünlerde hedef alınmasını “alçakça” olarak nitelendirerek, bu tür eylemlerin ülkenin huzuruna ve birlik arayışına zarar verdiğini ifade etti. AK Parti Milletvekili Galip Ensarioğlu ise ayrıştırıcı söylemlerin karşıt milliyetçilikleri beslediğini belirterek, sporun birleştirici ruhuna dikkat çekti ve sağduyu çağrısında bulundu.
CHP cephesinden yapılan açıklamalarda da tezahüratlar açık şekilde kınandı. CHP’li isimler, nefret dili ve ırkçı söylemlere karşı demokratik toplum ve barış vurgusu yaptı. DEM Parti’den gelen tepkilerde ise kadınlara ve Kürtlere yönelik nefret söyleminin cezasızlıkla beslendiği uyarısı öne çıktı.
Hukuk çevreleri ve sivil toplum kuruluşları da yaşananlara sessiz kalmadı. Yapılan açıklamalarda, spor alanlarının nefretin değil ortak yaşam kültürünün mekânları olması gerektiği vurgulandı. Olay, tribünlerdeki dil ve söylemlere karşı daha etkin önlemler alınması gerektiği yönündeki tartışmaları da yeniden gündeme taşıdı.
