İran’da ekonomik krizle başlayan protestolar bir ayı geride bırakırken, ABD’den gelen sert açıklamalar tansiyonu yükseltti. ABD’li Senatör Ted Cruz’un protestocuların silahlandırılması çağrısı, bölgesel istikrar açısından ciddi tartışmalar yarattı. Açıklama, Washington’un İran politikasına dair endişeleri artırdı ve uluslararası kamuoyunda tepkilere yol açtı.
Öncelikle, İran’daki gösteriler Aralık 2025 sonunda başladı. Yerel para biriminin hızlı değer kaybı, hayat pahalılığı ve işsizlik toplumsal öfkeyi tetikledi. Tahran Büyük Çarşı’daki esnafın öncülüğünde başlayan protestolar kısa sürede ülke geneline yayıldı. Ardından, güvenlik güçleriyle yaşanan çatışmalar şiddeti artırdı.
Bu süreçte, ABD merkezli insan hakları izleme kuruluşları ağır kayıplara dikkat çekti. HRANA’nın paylaştığı son verilere göre, hayatını kaybedenlerin sayısı 6 bin 126’ya yükseldi. Ayrıca, gözaltına alınanların sayısı 41 bin 880’i aştı. Kuruluş, günlük güncellemelerle verileri doğrulamayı sürdürdüğünü belirtti.
Buna karşılık, İranlı resmi kurumlar daha düşük rakamlar açıkladı. İran Şehit ve Gaziler Vakfı, Ocak ayındaki açıklamasında 3 bin 117 can kaybı bildirdi. Yetkililer, ölümlerin önemli kısmını silahlı gruplara bağladı. Ancak, taraflar arasındaki veri farkı güvenilirlik tartışmalarını derinleştirdi.
Öte yandan, ABD yönetiminden gelen askeri mesajlar dikkat çekti. ABD Merkez Komutanlığı, USS Abraham Lincoln uçak gemisinin Orta Doğu’ya konuşlandığını duyurdu. Bunun ardından, Başkan Donald Trump İran’a doğru ilerleyen başka bir donanma bulunduğunu açıkladı. Trump, Tahran’ın diplomatik bir anlaşmaya yönelmesini umduğunu söyledi.
Tam bu noktada, Senatör Ted Cruz’un açıklaması gündeme oturdu. Cruz, sosyal medya paylaşımında İran’daki protestocuların silahlandırılmasını savundu. Ayrıca, İran’daki yönetimin devrilmesinin ABD’nin güvenliğini artıracağını öne sürdü. Bu sözler, Washington içinde bile eleştiriler aldı.
Uzmanlar, bu tür çağrıların iç savaş riskini büyüttüğünü vurguladı. Bölge analistleri, dış müdahale söylemlerinin protestoları daha kanlı hale getirebileceğini belirtti. Ayrıca, İran’ın sert karşılık verme ihtimaline dikkat çektiler. Bu durum, enerji piyasaları ve bölgesel ticaret için de risk oluşturuyor.
Sonuç olarak, İran’daki protestolar yalnızca iç dinamiklerle sınırlı kalmıyor. ABD’li siyasetçilerin açıklamaları krizi uluslararası boyuta taşıyor. Önümüzdeki günlerde, diplomatik temasların artması bekleniyor. Ancak, söylemlerin sertleşmesi halinde, gerilimin daha geniş bir çatışmaya dönüşme ihtimali güçleniyor.
