ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik politikasını anlattı. Trump, Washington’ın önünde üç farklı strateji olduğunu söyledi. İlk olarak ABD mevcut ekonomik ve siyasi baskıyı sürdürebilir. İkinci olarak Washington askeri gücünü kullanabilir. Üçüncü olarak ABD, İran ekonomisi üzerindeki mali baskıyı daha da artırabilir.
Trump, İran ekonomisinin ciddi sorunlar yaşadığını savundu. Ayrıca yüksek enflasyona ve para birimindeki değer kaybına dikkat çekti. Trump, Tahran’ın asker maaşlarını ödemekte zorlandığını da iddia etti. Bununla birlikte İran’ın mali kaynaklarının Washington’ın baskısı altında olduğunu öne sürdü.
Trump ekonomik yaptırımlara özel önem verdi. Özellikle ABD’nin İran’ın finansal hareketlerini sınırlandırdığını söyledi. Trump bu durumu anlatırken “Onların bankacısı benim” ifadesini kullandı. Ayrıca Washington’ın İran ile ticaret yapan şirketlere baskı uygulayabileceğini belirtti.
Öte yandan Trump askeri seçeneği de gündemde tuttu. ABD Başkanı, gerektiğinde İran’a karşı çok sert askeri adımlar atabileceklerini söyledi. Ancak Trump diplomasi seçeneğini tamamen dışlamadı. Washington ekonomik baskı ile diplomatik temasları aynı anda sürdürebilir.
Trump İran’ın nükleer programına da değindi. Ona göre kendi yönetiminin adımları İran’ın nükleer silaha ulaşmasını engelledi. İran yönetimi ise nükleer programının barışçıl amaç taşıdığını savunuyor.
Bunun yanında Trump Ukrayna konusunda eski Başkan Joe Biden’ı eleştirdi. Ayrıca İsrail ve Çin hakkında da açıklamalar yaptı. Ancak konuşmanın en dikkat çekici bölümü İran politikası oldu.
Sonuç olarak Trump, İran konusunda baskıyı azaltma mesajı vermedi. Aksine ekonomik yaptırım, askeri güç ve mali kontrol seçeneklerini öne çıkardı. Bu nedenle ABD-İran ilişkilerinde gerilim sürebilir. Hürmüz Boğazı ve nükleer program konuları da iki ülke arasındaki pazarlığın merkezinde kalabilir.
