17.7 C
İstanbul

Atatürk’ün Çanakkale Hamlesi İngiltere’yi Nasıl Sarstı? Kanada’nın Bağımsızlık Yolundaki Tarihi Dönüm Noktası

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda tarihin dikkat çeken sayfalarından biri yeniden gündemde. 1922’deki Çanakkale Krizi, Türkiye’nin Kurtuluş Savaşı’nı diplomatik alanda da nasıl sürdürdüğünü gösteriyor. Kanada arşivlerinde bulunan belgeler, Mustafa Kemal Atatürk’ün askeri kararlılığının İngiltere’deki siyasi dengeleri ve Kanada’nın bağımsızlık sürecini nasıl etkilediğine ışık tutuyor.

Kurtuluş Savaşı’nın askeri aşaması İzmir’in kurtuluşuyla önemli bir dönüm noktasına ulaştı. Ancak mücadele bununla sona ermedi. İstanbul ve Boğazlar çevresindeki gelişmeler, Türkiye ile İngiltere’yi karşı karşıya getirdi. Bu kez savaşın kaderinde yalnızca ordular değil, diplomatik kararlar ve siyasi hesaplar da rol oynadı.

Çanakkale Krizi Nasıl Başladı?

Eylül 1922’de İstanbul, Çanakkale ve Doğu Trakya’nın bazı bölgeleri hâlâ işgal altındaydı. İngiltere Başbakanı David Lloyd George ve Sömürgeler Bakanı Winston Churchill, Türk ordusunun ilerleyişi karşısında yeni bir politika izledi. Londra yönetimi, Kanada, Avustralya, Yeni Zelanda, Güney Afrika ve Newfoundland’den askerî destek istedi.

Ancak İngiltere’nin bu çağrısı, dominyonların tamamında aynı karşılığı bulmadı. Kanada Başbakanı Mackenzie King, ülkesini yeni bir Avrupa savaşına sürüklemek istemiyordu. King, İngiltere’nin kararını Kanada Parlamentosu’nun onayına bağladı. Böylece Londra’nın hızlı biçimde asker toplama girişimi önemli bir engelle karşılaştı.

Mackenzie King İngiltere’nin Çağrısına Karşı Çıktı

King, 1922’deki krizi Kanada’nın kendi kararlarını verme hakkı açısından önemli bir fırsat olarak değerlendirdi. Günlüğüne yazdığı notlarda, İngiltere’nin dominyonları savaşa dahil etme girişimine tepki gösterdi.

Kanada yönetimi, Parlamento onay vermeden asker göndermeyeceğini Londra’ya bildirdi. Üstelik King, bu konuda özel bir parlamento toplantısı da düzenlemedi. Sonuç olarak Kanada’dan Çanakkale’ye asker gitmedi.

Bu tutum, İngiltere’nin imparatorluk içindeki ilişkilerini de tartışmaya açtı. Çünkü Kanada, dış politika ve savaş kararlarında kendi siyasi iradesini öne çıkarmıştı.

Avustralya’dan da Destek Gelmedi

İngiltere’nin çağrısı yalnızca Kanada’da sorun yaratmadı. Avustralya Başbakanı Billy Hughes da Londra’ya itiraz etti. Hughes, İngiltere’nin savaş kararını müttefiklerine danışmadan almasını eleştirdi. Ayrıca Avustralya halkının yeni bir savaşa sıcak bakmadığını vurguladı.

Buna karşılık Yeni Zelanda ve Newfoundland, İngiltere’nin çağrısına olumlu yanıt verdi. Ancak Kanada ve Avustralya’nın mesafeli tutumu, Londra’nın planını zorlaştırdı. Fransa ve İtalya’nın kuvvetlerini Çanakkale çevresinden çekmesi de İngiltere’nin diplomatik konumunu etkiledi.

Mudanya Ateşkesi’yle Yeni Bir Dönem Başladı

Türk ordusunun Çanakkale ve İzmit yönündeki hareketleri, krizin askeri boyutunu artırdı. Müttefikler, 23 Eylül 1922’de Doğu Trakya’daki bazı bölgelerin Türkiye’ye bırakılmasını kabul etti.

İngiliz yönetimi daha sonra İstanbul’daki komutanı General Charles Harington’a Türk birliklerinin Çanakkale çevresinden çekilmesini sağlama talimatı verdi. Ancak Harington, sahadaki koşulları dikkate alarak doğrudan çatışmayı önlemeye çalıştı.

11 Ekim 1922’de Mudanya Ateşkesi imzalandı. Böylece Doğu Trakya’nın savaş yaşanmadan Türkiye’ye devredilmesinin önü açıldı. Ardından Lozan görüşmeleri başladı ve Türkiye’nin yeni uluslararası konumunu belirleyecek süreç ilerledi.

Lloyd George Hükümeti Krizin Ardından Düştü

Çanakkale Krizi, İngiltere’de de siyasi sonuçlar doğurdu. Muhafazakâr çevrelerden gelen eleştiriler ve dominyonların isteksizliği, Lloyd George hükümetinin karşılaştığı sorunları artırdı.

İngiliz Muhafazakâr Parti lideri Bonar Law, imparatorluğun bütün uluslararası krizleri tek başına üstlenemeyeceğini savundu. Lloyd George, 19 Ekim 1922’de istifa etti. Churchill ise aynı yılın kasım ayında yapılan seçimlerde milletvekilliğini kaybetti.

Bu gelişmeler, Atatürk’ün İngiliz hükümetini doğrudan tek başına düşürdüğü anlamına gelmiyor. Ancak Çanakkale Krizi, hükümetin dış politikasına yönelik eleştirileri artıran ve İngiltere’nin müttefikleriyle ilişkilerindeki sorunları görünür kılan önemli olaylardan biri oldu.

Kanada’nın Bağımsızlığına Giden Yol

Çanakkale Krizi, Kanada’nın İngiltere’den daha bağımsız hareket etme sürecinde önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Kanada, 1914’te İngiltere savaşa girince otomatik olarak savaşın tarafı olmuştu. Ancak 1922’de King yönetimi, yeni bir çatışmaya katılma kararını kendi siyasi kurumlarına bıraktı.

Kanada daha sonra dış ilişkilerinde bağımsız hareket etme yönünde adımlar attı. Ülke, 1923’te ABD ile balıkçılık anlaşmasını İngiltere’nin imzası olmadan imzaladı. 1931 tarihli Westminster Statüsü ise Kanada’nın ve diğer dominyonların hukuki özerkliğini güçlendirdi.

Dolayısıyla Çanakkale Krizi, yalnızca Türkiye’nin diplomatik mücadelesi açısından değil, Kanada’nın bağımsız karar alma kapasitesinin gelişmesi bakımından da tarihsel önem taşıyor.

Tarihî Belgeler İki Ülkenin Geçmişine Işık Tutuyor

Kanada arşivlerinde bulunan yazışmalar ve Mackenzie King’in günlükleri, 1922’de yaşanan krizin siyasi arka planını anlamaya yardımcı oluyor. Belgeler, Türkiye’nin askeri kararlılığı ile İngiltere’nin müttefiklerinden destek alma çabası arasındaki ilişkiyi ortaya koyuyor.

Geçen hafta Kanada Başbakanı Mark Carney’nin Türkiye’ye gerçekleştirdiği resmî ziyaret de iki ülkenin günümüzdeki ilişkilerini yeniden gündeme taşıdı. Ancak 1922’de yaşanan Çanakkale Krizi, Türkiye ve Kanada’nın tarihî bağlarını anlamak için hâlâ önemli bir örnek oluşturuyor.

Sonuç olarak Kurtuluş Savaşı, yalnızca cephede kazanılan zaferlerden ibaret değildi. Diplomasi, siyasi kararlılık ve uluslararası dengeler de bu mücadelenin sonucunu etkiledi. Çanakkale Krizi, Türkiye’nin askeri gücünün yanı sıra diplomatik etkisinin de dönemin büyük devletlerinin hesaplarını değiştirebildiğini gösteren olaylar arasında yer alıyor.

Haber Yolu’nu Facebook ve X üzerinden takip ederek en güncel gelişmelerden haberdar olabilir, haberlerimizi daha fazla kişiye ulaştırmak için paylaşabilirsiniz.

Gündemdekiler

Özgür Özel’den Mustafa Sarıgül Açıklaması: “İddialar Doğru Çıkarsa Biz de Savunamayız”

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

İsrail Seçimlerinde Dengeler Değişti: Netanyahu Çoğunluğu Kaybetti, Gözler Arap Partilerinde

İsrail’de genel seçimlerin ardından hükümet krizi gündeme geldi. Binyamin...

İsrail Seçimlerinde Kritik Tablo: Arap Partilerinin Sandalyeleri Netanyahu’nun Geleceğini Etkileyebilir

İsrail’de genel seçimlerin ardından oy sayımı sürüyor. Başbakan Binyamin...

İsrail’de kritik seçim: Netanyahu ve rakiplerinin Türkiye politikası nasıl?

İsrail’de seçmenler bugün genel seçim için sandık başına gidiyor....

Mekke İttifakı Tahran’da: İbrahim Kalın Görüşmelere Katıldı

Mekke İttifakı temsilcileri, İran’ın başkenti Tahran’da bir araya geldi....

İsrail Seçimlerinde Dengeler Değişti: Netanyahu Çoğunluğu Kaybetti, Gözler Arap Partilerinde

İsrail’de genel seçimlerin ardından hükümet krizi gündeme geldi. Binyamin...

Altın Fiyatlarında Yükseliş Beklentisi: Uzman Yeni Hedefleri Açıkladı

Altın fiyatlarında yeniden yükseliş beklentisi gündeme geldi. ABD tahvil...

İsrail Seçimlerinde Kritik Tablo: Arap Partilerinin Sandalyeleri Netanyahu’nun Geleceğini Etkileyebilir

İsrail’de genel seçimlerin ardından oy sayımı sürüyor. Başbakan Binyamin...

Fenerbahçe’den Derbi Sonrası Açıklama: Yaşanan Olaylara Tepki Gösterdi

Fenerbahçe, Galatasaray derbisinin ardından yaşanan olaylarla ilgili açıklama yaptı....

İstanbul’da Sağanak Alarmı: Yollar Göle Döndü, Yeni Uyarı Geldi

İstanbul’da kuvvetli sağanak, günlük yaşamı olumsuz etkiledi. Gece başlayan...

Maraş’taki Okul Saldırısı: Dört Personel Hakkında Soruşturma

Kahramanmaraş’ta 10 kişinin hayatını kaybettiği okul saldırısıyla ilgili yeni...

İsrail’de kritik seçim: Netanyahu ve rakiplerinin Türkiye politikası nasıl?

İsrail’de seçmenler bugün genel seçim için sandık başına gidiyor....

İlgili Makaleler