URAP Araştırma Laboratuvarı, 2025-2026 Dünya Üniversite Sıralaması sonuçlarını açıkladı. Resmî verilere göre Türkiye’den 129 üniversite ilk 3 bin kurum arasına girdi. Ayrıca 13 Türk üniversitesi dünyanın en iyi 1000 üniversitesi içinde yer aldı. Böylece Türkiye, akademik üretim ve araştırma performansıyla küresel listede geniş bir temsil sağladı.
Hacettepe Üniversitesi, dünya genelinde 574’üncü sıraya yükseldi ve Türkiye’nin lideri oldu. İstanbul Teknik Üniversitesi 697’nci, Ankara Üniversitesi ise 735’inci sırayı aldı. Ardından Gazi Üniversitesi 809’uncu ve Koç Üniversitesi 817’nci oldu.
Listenin devamında İstanbul Üniversitesi 875’inci, Ege Üniversitesi 876’ncı ve Atatürk Üniversitesi 879’uncu sırada yer aldı. Ayrıca ODTÜ 920’nci, Sağlık Bilimleri Üniversitesi 942’nci ve Yakın Doğu Üniversitesi 955’inci oldu. İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa 961’inci, Yıldız Teknik Üniversitesi 965’inci, Marmara Üniversitesi 988’inci ve Erciyes Üniversitesi 996’ncı sıraya ulaştı.
URAP, üniversiteleri altı akademik gösterge üzerinden değerlendiriyor. Sistem; makale sayısını, atıf sayısını, toplam bilimsel doküman sayısını, yayın etkisini, atıf etkisini ve uluslararası iş birliğini ölçüyor. Bu nedenle sıralama, eğitim kalitesinden çok araştırma üretkenliğine ve bilimsel etkiye odaklanıyor.
URAP, makale ve atıf göstergelerine yüzde 21’er ağırlık veriyor. Sistem, toplam yayın etkisine yüzde 18, atıf etkisine yüzde 15 ve uluslararası iş birliğine yüzde 15 pay ayırıyor. Toplam bilimsel doküman sayısı ise puanın yüzde 10’unu oluşturuyor. Dolayısıyla güçlü ve etkili araştırmalar üniversitelerin sıralamasını doğrudan yükseltiyor. Bu sistem üniversitelerin bilimsel görünürlüğünü karşılaştırmayı da kolaylaştırıyor.
Dünya sıralamasında Harvard Üniversitesi 600 puanla zirvede kaldı. Çin’den Zhejiang Üniversitesi ikinci, Shanghai Jiao Tong Üniversitesi üçüncü ve Tsinghua Üniversitesi dördüncü oldu. University College London ise beşinci sıraya yerleşti. Ayrıca ilk 10’da Toronto, Oxford, Peking, Stanford ve Sun Yat-sen üniversiteleri yer aldı.
Sonuç olarak Türk üniversiteleri ilk 1000’de önemli bir görünürlük kazandı. Ancak hiçbir Türk üniversitesi ilk 500’e giremedi. Bu tablo, araştırma bütçelerinin, nitelikli yayınların, uluslararası ortaklıkların ve yüksek etkili atıfların önemini yeniden gösterdi. Üniversitelerin gelecek yıllarda daha üst sıralara çıkması için bilimsel üretimi ve küresel iş birliklerini güçlendirmesi gerekiyor.
