Türkiye nüfusu ile ilgili yeni veriler belli oldu. Türkiye İstatistik Kurumu, Birleşmiş Milletler’in 2025 yılı nüfus tahminlerine dayanan raporu yayımladı. Verilere göre Türkiye, 86 milyon 92 bin 168 kişilik nüfusuyla dünyanın en kalabalık 18’inci ülkesi oldu. Ayrıca Türkiye, dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 1’ini oluşturdu.
Dünya nüfusunda ilk üç ülke değişmedi
Birleşmiş Milletler tahminlerine göre dünya nüfusu 2025 yılı ortasında 8 milyar 231 milyon kişiye ulaştı. Hindistan listenin ilk sırasında yer aldı. Çin ikinci sıraya yerleşirken ABD üçüncü sırada kaldı. Bu üç ülke, dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 39,2’sini oluşturdu. Türkiye ise ilk 20 ülke arasında yerini korudu.
Çocuk ve genç nüfus oranı dikkat çekti
Rapora göre dünya genelinde çocuk nüfus oranı yüzde 29,3 olarak hesaplandı. Türkiye’de ise bu oran yüzde 24,8 seviyesinde kaldı. Buna rağmen Türkiye, çocuk nüfus oranında Avrupa Birliği ülkelerinin tamamını geride bıraktı.
Genç nüfus oranı da dünya ortalamasının altında gerçekleşti. Dünya genelinde 15-24 yaş grubunun oranı yüzde 15,6 olurken Türkiye’de bu oran yüzde 14,8 olarak kayıtlara geçti. Ancak Türkiye, bu alanda da Avrupa Birliği ortalamasının üzerinde yer aldı.
Yaşlı nüfus artmaya devam ediyor
Türkiye’de 65 yaş ve üzerindeki nüfusun oranı yüzde 11,1’e yükseldi. Dünya ortalaması ise yüzde 10,4 seviyesinde kaldı. Bu tablo, Türkiye’de yaşlı nüfusun giderek arttığını gösterdi. Buna karşın Avrupa Birliği ülkelerinde yaşlı nüfus oranı Türkiye’nin üzerinde bulunuyor.
Doğurganlık oranı geriledi
Birleşmiş Milletler verilerine göre dünya genelinde kadın başına düşen doğurganlık hızı 2,24 çocuk oldu. Türkiye nüfusu için bu oran 1,42 çocuk olarak hesaplandı. Böylece Türkiye, dünya ortalamasının altında kaldı. Uzmanlar, doğurganlık hızındaki düşüşün uzun vadede nüfus yapısını değiştirebileceğini değerlendiriyor.
Yaşam süresi dünya ortalamasını geçti
Rapor, yaşam süresi konusunda da dikkat çeken sonuçlar ortaya koydu. Türkiye’de erkeklerin doğuşta beklenen yaşam süresi 75,5 yıl oldu. Kadınlarda ise bu süre 80,7 yıla ulaştı. Her iki değer de dünya ortalamasının üzerine çıktı. Bu veriler, sağlık alanındaki gelişmelerin yaşam süresine olumlu katkı sağladığını gösterdi.
