ABD Başkanı Donald Trump, İran’da devam eden protestolar ve Tahran yönetiminin olası hamlelerine ilişkin sert açıklamalarda bulundu. Air Force One uçağında gazetecilere konuşan Trump, İran’daki gelişmeleri yakından takip ettiklerini ve saat başı bilgilendirildiğini belirterek, olası bir müdahale dahil olmak üzere tüm seçeneklerin değerlendirildiğini söyledi.
İran’da süren gösterilere değinen Trump, bazı protestocuların hayatını kaybettiğine dair ciddi emareler bulunduğunu ifade etti. Bu durumu “son derece ciddi” olarak nitelendiren Trump, ABD ordusunun da süreci yakından incelediğini ve güçlü senaryolar üzerinde çalıştığını vurguladı. Nihai kararın henüz verilmediğini belirten Trump, gelişmelere göre adım atılacağını dile getirdi.
Trump, İran’ın ABD’ye yönelik olası bir saldırıya karşılık vereceği yönündeki açıklamaları da değerlendirdi. Böyle bir durumun ağır sonuçları olacağını savunan ABD Başkanı, “Eğer bunu yaparlarsa, daha önce hiç görmedikleri düzeyde bir karşılık veririz. Elimde son derece güçlü seçenekler var ve böyle bir adım çok sert bir şekilde karşılık bulur” ifadelerini kullandı.
Açıklamalarında diplomasiye de kapıyı tamamen kapatmadığını gösteren Trump, Tahran yönetiminin nükleer müzakereler konusunda kendisini aradığını belirtti. Gerekli şartlar oluşursa görüşme ihtimalinin masada olduğunu söyleyen Trump, İranlı muhalif isimlerle de temas halinde olduklarını aktardı.
ABD Başkanı, İran dışında birçok dış politika başlığına da değindi. Venezuela’nın geçici devlet başkanı Delcy Rodriguez ile ilerleyen dönemde bir araya gelmeyi planladığını belirten Trump, görüşmede petrol tedariki konusunun gündeme geldiğini söyledi. Küba, Grönland ve Gazze hakkında da değerlendirmelerde bulunan Trump, Gazze için uluslararası nitelikte bir “Barış Kurulu” hazırlığında olduklarını ve bu yapıda dünyanın önde gelen liderlerinin yer alacağını ifade etti.
Trump’ın açıklamaları, İran’daki protestoların bölgesel ve küresel dengeler üzerindeki etkisinin giderek arttığı bir dönemde dikkat çekti. ABD yönetiminin atacağı adımlar, önümüzdeki süreçte uluslararası kamuoyu tarafından yakından izlenmeye devam edecek.
