RTÜK, HBO Max platformunda yayımlanan Jasmine dizisi hakkında müstehcenlik ve genel ahlak gerekçeleriyle inceleme başlattı. Kurul, dizinin aile yapısına zarar verdiği ve toplumsal değerlerle çeliştiği yönündeki iddiaları değerlendirme sürecine aldı. Bu adım, dijital yayın platformlarının içerik politikaları ve denetim mekanizmalarıyla ilgili süregelen tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
Jasmine dizisi 12 Aralık’ta izleyiciyle buluştu. Yapım, TN Yapım ve Ayem Media ortaklığıyla hazırlandı. Yapımcılığı Tanay Abbasoğlu ve Atay Yıldız üstlendi. Dizinin başrollerinde Asena Keskinci ve Burak Can Aras yer aldı. Hikâye, ölümcül bir kalp rahatsızlığıyla mücadele eden Yasemin karakterinin yaşam mücadelesine odaklandı.
Yasemin, hayatta kalabilmek için organ nakli listesine girmeye çalışıyor. Ancak dizi, yalnızca tıbbi bir süreci anlatmakla yetinmiyor. Aynı zamanda, karakterler arasındaki duygusal bağları ve psikolojik gerilimleri ön plana çıkarıyor. Sevgi, bağlılık ve saplantı arasındaki çizgi, hikâyenin temel çatışma unsurlarından biri olarak işleniyor.
Bu çerçevede, Yasemin’in üvey kardeşi Tufan karakteri önemli bir rol üstleniyor. Tufan’ın Yasemin’e olan yoğun bağlılığı, zamanla rahatsız edici bir boyuta ulaşıyor. Burak Can Aras, karakterin bastırılmış duygularını ve karanlık iç dünyasını güçlü bir oyunculukla yansıtıyor. Bu anlatım dili, dizinin eleştirilmesine neden olan unsurlar arasında yer alıyor.
Diziye yönelik şikayetler kısa sürede arttı. Bunun üzerine RTÜK, kamuoyuna yönelik yazılı bir açıklama yayımladı. Kurul, yapımda genel ahlaka aykırı unsurlar bulunduğunu savundu. Ayrıca, kadın istismarını normalleştirdiği iddia edilen sahnelere dikkat çekildi. Açıklamada, Türk toplumunun temelini oluşturan aile kurumunun hedef alındığı vurgulandı.
RTÜK yetkilileri, dijital platformların artan erişim gücüne işaret etti. Özellikle gençler ve çocuklar üzerindeki olası etkiler ön plana çıkarıldı. Bu nedenle, denetim sorumluluğunun daha da önemli hale geldiği ifade edildi. İncelemenin, İzleme ve Değerlendirme Uzmanları tarafından titizlikle yürütüldüğü bildirildi.
Öte yandan, sektör temsilcileri ve yapımcılar gelişmeleri yakından takip ediyor. Dijital platform dizileri son yıllarda geniş kitlelere ulaşmayı başardı. Ancak bu büyüme, içerik sınırları ve ifade özgürlüğü tartışmalarını da beraberinde getirdi. Bazı hukukçular, soruşturmanın sanatsal özgürlük boyutunun da tartışılacağını belirtiyor.
RTÜK ise mevcut yasal çerçeve içinde hareket ettiğini vurguluyor. Kurul, benzer durumlarda idari yaptırımlar uygulayabildiğini hatırlatıyor. Önümüzdeki günlerde incelemenin tamamlanması bekleniyor. Alınacak kararın, dijital platformlardaki yerli yapımlar için emsal oluşturabileceği değerlendiriliyor. Bu nedenle, sürecin Türkiye’de dijital yayıncılığın geleceği açısından önemli sonuçlar doğurması bekleniyor.
