İran’da günlerdir devam eden ve son yılların en geniş katılımlı gösterileri arasında yer alan protestolar, bölgesel güvenlik dengelerini yeniden gündeme taşıdı. Bu gelişmelerin ardından İsrail’in, ABD’nin İran’a yönelik olası bir müdahalesi ihtimaline karşı alarm seviyesini yükselttiği belirtiliyor. Güvenlik çevrelerine yakın kaynaklara göre, İsrail makamları hem İran’daki iç gelişmeleri hem de Washington’dan gelen açıklamaları yakından takip ediyor.
ABD Başkanı Donald Trump, protestoların başlamasından bu yana İran yönetimine yönelik sert açıklamalarda bulundu. Trump, İranlı yetkilileri göstericilere karşı güç kullanmamaları konusunda defalarca uyarırken, son açıklamalarında ABD’nin “yardıma hazır” olduğunu dile getirdi. Bu söylemler, bölgede askeri ve siyasi gerilimin yeniden tırmanabileceği yönündeki endişeleri artırdı.
İsrail tarafında ise yüksek alarm durumunun pratikte hangi tedbirleri kapsadığına dair ayrıntılı bilgi paylaşılmadı. Ancak İsrail ile İran arasında haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren çatışmalar hâlâ hafızalardaki yerini koruyor. Söz konusu çatışmalar sırasında ABD de İsrail’le birlikte hava saldırılarına katılmış, bölgedeki tansiyon ciddi biçimde yükselmişti.
Bu çerçevede İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio arasında gerçekleştirilen son telefon görüşmesinde, İran’a yönelik olası senaryoların ele alındığı ifade ediliyor. Görüşmede, İran’daki mevcut durum ve bunun bölgesel güvenliğe olası etkilerinin değerlendirildiği aktarılıyor.
Öte yandan İsrail, protestoların İran genelinde yayılmasına rağmen bu süreçte İran’a doğrudan müdahale etmeye yönelik bir niyet ortaya koymuş değil. Netanyahu, yakın zamanda verdiği bir röportajda, İran’ın İsrail’e yönelik bir saldırısının “çok ağır sonuçlar” doğuracağını vurgularken, İran’daki iç gelişmeler konusunda temkinli bir tutum sergilenmesi gerektiğini ifade etti. Bölgedeki belirsizlik sürerken, tarafların atacağı adımlar yakından izleniyor.
