Adana’nın Saimbeyli ilçesi peş peşe depremlerle sarsıldı. Bölgedeki sismik hareketlilik yeniden gündeme geldi. Çukurova Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ulvi Can Ünlügenç, son depremleri değerlendirdi. Ünlügenç, Saimbeyli-Feke ile Göksun-Kozan arasındaki hattın karmaşık bir tektonik yapıya sahip olduğunu söyledi. Ayrıca bölgede 5 ile 5,8 büyüklüğünde depremlerin yaşanabileceğini belirtti.
Saimbeyli’de peş peşe depremler
Deprem hareketliliği 4 Ekim’de Saimbeyli’de başladı. Saat 14.19’da 4,8 büyüklüğünde bir deprem oldu. Sadece 17 dakika sonra bölge 4,9 büyüklüğündeki başka bir sarsıntıyla yeniden sallandı.
Ardından Osmaniye’nin Sumbas ilçesi 5,2 büyüklüğündeki depremle sarsıldı. Saimbeyli’de aynı gün 4,3 ve 4,4 büyüklüğünde iki deprem daha yaşandı. Ayrıca 5 Ekim saat 01.51’de 4,1 büyüklüğünde yeni bir sarsıntı meydana geldi. Böylece bölgede 4 ve üzeri büyüklükte altı önemli deprem yaşandı.
Uzman bölgedeki fay yapısına dikkat çekti
Prof. Dr. Ulvi Can Ünlügenç, Saimbeyli-Feke ile Göksun-Kozan arasındaki bölgenin jeolojik yapısını değerlendirdi. Uzman, bu hattın bir “makaslama zonu” olduğunu söyledi.
Ünlügenç ayrıca Adana ve çevresinde çok sayıda tektonik yapı bulunduğunu vurguladı. Doğu Anadolu Fay Sistemi ve Ecemiş Fay Zonu bu yapılardan bazılarını oluşturuyor. Savrun, Kozan ve İmamoğlu çevresindeki faylar da bölgenin tektonik yapısında önemli rol oynuyor.
“5 ile 5,8 arasında depremler yaşanabilir”
Ünlügenç, Saimbeyli çevresinin 5 ile 5,8 büyüklüğünde depremler üretebileceğini söyledi. Uzman, makaslama zonunun karmaşık yapısına dikkat çekti. Buna göre bölge, sismik hareketlilik açısından dikkat edilmesi gereken alanlardan biri.
Ancak bu açıklama belirli bir tarihte deprem olacağı anlamına gelmiyor. Ünlügenç, bölgenin jeolojik özelliklerini değerlendirerek olası deprem büyüklüğüne dikkat çekiyor. Dolayısıyla 5 ile 5,8 aralığı kesin bir deprem tahmini değil, uzman görüşünü yansıtan bir büyüklük aralığıdır.
Öte yandan Ünlügenç, bölgede sismik hareketliliğin bir süre daha devam edebileceğini söyledi. Bu nedenle deprem hazırlığı ve yapı güvenliği önem taşıyor.
2023 depremlerinin ardından binlerce sarsıntı
Prof. Dr. Ünlügenç, 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından bölgede binlerce sarsıntı yaşandığını söyledi. Ayrıca 5 ve üzerindeki büyüklüklerde depremlerin de bölgedeki hareketliliğe eşlik ettiğini belirtti.
Bunun yanında uzman, yer kabuğundaki hareketlerin doğal bir süreç olduğunu vurguladı. Türkiye’nin aktif fay sistemleri üzerinde yer aldığını hatırlatan Ünlügenç, deprem riskine karşı hazırlığın önemine dikkat çekti.
“Deprem dirençli şehirler oluşturmalıyız”
Ünlügenç, Türkiye’nin deprem gerçeğine karşı daha dayanıklı şehirler geliştirmesi gerektiğini söyledi. Uzman, özellikle yapıların güncel deprem yönetmeliklerine uygun şekilde inşa edilmesini istedi.
Ayrıca mevcut binaların güvenliği de büyük önem taşıyor. Riskli yapıların tespiti ve güçlendirme çalışmaları, deprem hazırlığının önemli adımları arasında yer alıyor.
Sonuç olarak Saimbeyli çevresindeki son depremler bölgedeki sismik hareketliliği yeniden gündeme taşıdı. Uzmanların değerlendirmeleri ise özellikle Saimbeyli-Feke ve Göksun-Kozan hattına dikkat çekiyor.
