ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İslamabad’daki görüşmelerden sonuç çıkmadığını açıkladı. Bu açıklama sonrası Washington’ın yeni adımı merak konusu oldu. Analistler, Donald Trump yönetiminin İran’a karşı deniz ablukasını ciddi şekilde değerlendirdiğini söylüyor.
ABD basınında yer alan analizler iki seçeneği öne çıkarıyor. İlk seçenek doğrudan askeri müdahale. Ancak ikinci seçenek daha stratejik bir yol sunuyor. Bu nedenle Washington ekonomik baskı ve deniz ablukasına yöneliyor. Trump da bu yöntemi güçlü bir koz olarak görüyor.
Venezuela modeli yeniden gündemde
Trump daha önce Nicolás Maduro yönetimine karşı benzer bir strateji uyguladı. ABD, deniz ablukasıyla Venezuela’nın petrol gelirlerini kesti ve ekonomiyi zayıflattı.
Şimdi Washington aynı modeli İran için değerlendiriyor. Analistler, bu planın yalnızca İran’ı değil, Çin ve Hindistan gibi büyük alıcıları da etkileyeceğini belirtiyor. Böylece ABD, İran’ın enerji gelirlerini doğrudan hedef almayı amaçlıyor.
Basra Körfezi’nde askeri hareketlilik arttı
ABD Donanması bölgedeki varlığını hızla artırıyor. Donanma, uçak gemileri ve savaş gemileriyle Basra Körfezi’nde yoğun şekilde konuşlanıyor. Bu hamle, olası bir deniz ablukasını mümkün hale getiriyor.
Uzmanlar, ABD’nin Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünü artırabileceğini belirtiyor. ABD, gemi geçişlerini doğrudan denetleyebilir ve izin sistemi kurabilir. Bu adım küresel enerji ticaretini doğrudan etkiler.
Kritik hedef: Hark Adası
Uzmanlar, İran’ın petrol ihracatının merkezinde yer alan Hark Adası’na dikkat çekiyor. ABD bu bölgeyi kontrol altına alırsa İran ekonomisine doğrudan baskı uygular.
Ayrıca bazı uzmanlar, bu hamlenin İran’ın nükleer kapasitesini sınırlamayı hedeflediğini vurguluyor.
Müzakereler tıkandı, baskı artıyor
JD Vance, ABD’nin İran’a “son teklifini” sunduğunu açıkladı. Ancak taraflar nükleer program konusunda uzlaşamadı. Bu nedenle müzakereler tıkandı.
Öte yandan ateşkes süresi hızla daralıyor. Bu yüzden Trump yönetimi askeri saldırı yerine ekonomik ve stratejik baskı yöntemlerine ağırlık veriyor.
