Savaşın sona ermesi küresel piyasalarda iyimserliği artırdı. ABD ile İran arasındaki ön anlaşma risk algısını düşürdü. Bu nedenle ekonomistler enerji piyasalarında yeni bir dönem bekliyor.
Savaş öncesinde petrolün varil fiyatı 60 dolar seviyesindeydi. Çatışmaların başlamasıyla fiyatlar 110 doların üzerine çıktı. Bu artış küresel enflasyonu hızlandırdı. Ancak diplomatik gelişmeler piyasaların yönünü değiştirdi. Analistler petrol fiyatlarında yeni bir düşüş bekliyor.
Petrol fiyatlarındaki gerileme Türkiye için önemli fırsatlar sunuyor. Türkiye enerji ihtiyacının büyük bölümünü ithalatla karşılıyor. Bu nedenle düşük petrol fiyatları enerji faturasını azaltıyor. Ayrıca cari dengeyi destekliyor. Bunun yanında enflasyon baskısı da zayıflıyor.
Uzmanlar jeopolitik risklerin azalmasını olumlu karşılıyor. Çünkü bu gelişme Türk lirasını destekliyor. Ayrıca yatırımcı güvenini artırıyor. Öte yandan Merkez Bankası daha geniş bir hareket alanı kazanıyor.
Küresel enerji maliyetleri düştükçe enflasyon baskısı da geriliyor. Bu nedenle birçok merkez bankası daha esnek politikalar uygulayabiliyor. Aynı zamanda Türkiye dış finansman maliyetlerini düşürme fırsatı yakalıyor.
Bölgesel istikrar turizm ve ticareti de destekliyor. Güven ortamının güçlenmesi turist sayısını artırıyor. Bunun yanında Avrupa ekonomisindeki toparlanma ihracata katkı sağlıyor. Böylece dış ticarette daha olumlu bir tablo oluşuyor.
Ancak ekonomistler risklerin tamamen sona ermediğini hatırlatıyor. Ticaret savaşları küresel piyasalarda belirsizlik yaratıyor. Ayrıca büyüme endişeleri de devam ediyor. Sonuç olarak ekonomistler, Türkiye ekonomisinin seyrini barış süreci ve küresel gelişmelerin belirleyeceğini düşünüyor.
