ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu arasında Beyaz Saray’da gerçekleşen görüşmenin ana gündem maddesinin İran olduğu ileri sürüldü. Amerikan merkezli Axios platformuna konuşan iki ABD’li yetkili, Trump Netanyahu İran görüşmesi sırasında özellikle Tahran’a yönelik ekonomik baskının artırılması konusunda görüş birliği sağlandığını aktardı.
Yetkililere göre taraflar, İran’ın petrol ihracatının büyük bölümünü gerçekleştirdiği Çin pazarını stratejik bir baskı unsuru olarak değerlendiriyor. İran’ın petrol ihracatının yüzde 80’den fazlasının Çin’e yapıldığı belirtilirken, Pekin yönetiminin alımları azaltmasının İran ekonomisi üzerinde ciddi bir daralma yaratabileceği ifade ediliyor. Bu yaklaşım, Washington’un geçmişte uyguladığı “azami baskı” politikasının güncellenmiş bir versiyonu olarak yorumlanıyor.
Görüşmede ayrıca İran’ın nükleer programı da ele alındı. Her iki liderin İran’ın nükleer silah edinmemesi gerektiği konusunda hemfikir olduğu ancak bu hedefe ulaşma yönteminde ayrıştığı belirtildi. Netanyahu’nun, İran ile yapılacak bir anlaşmanın kalıcı olmayacağı görüşünü savunduğu; Trump’ın ise diplomasi kapısını tamamen kapatmak istemediği kaydedildi. Trump’ın, İran’la anlaşma ihtimaline ilişkin “Mümkün olup olmadığını göreceğiz, bir deneyelim” dediği öne sürüldü.
Öte yandan ABD’li yetkililer, ekonomik baskının diplomatik süreçle eş zamanlı yürütüleceğini ve nükleer görüşmelerin başarısız olması durumunda Orta Doğu’daki askeri seçeneklerin de gündemde tutulduğunu belirtti. İran ile ABD arasında Umman’da yeniden başlayan temasların, bölgesel dengeleri ve küresel enerji piyasalarını doğrudan etkileyebileceği değerlendiriliyor.
