Gazze’de faaliyet gösteren mahkeme, bölgede yaşanan insani krizin boyutlarına dikkat çekerek İsrail’in uygulamalarının uluslararası hukuk açısından ciddi ihlaller içerdiğini açıkladı. Mahkeme tarafından yapılan açıklamada, açlığın bir savaş yöntemi olarak kullanılması, tıbbi yardımın engellenmesi ve sivillerin zorla yerlerinden edilmesinin, tüm nüfusu hedef alan toplu cezalandırma yöntemleri olduğu vurgulandı. Bu uygulamaların, soykırım niteliği taşıyan eylemler kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.
Açıklamada, özellikle abluka altındaki bölgelerde gıda, su ve ilaç gibi temel ihtiyaçlara erişimin sistematik biçimde engellenmesinin, sivillerin yaşam hakkını doğrudan tehdit ettiği ifade edildi. Mahkeme, bu durumun uluslararası insancıl hukukun açık ihlali olduğunu belirterek, sivillerin açlıkla yüz yüze bırakılmasının savaş suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini bildirdi. Ayrıca, sağlık sisteminin çökme noktasına gelmesi nedeniyle binlerce yaralının tedavi edilemediği, hastanelerin enerji ve tıbbi malzeme yetersizliği nedeniyle hizmet veremez hale geldiği aktarıldı.
Zorla yerinden edilme politikalarının da sistematik hale geldiği, binlerce ailenin evlerini terk etmek zorunda kaldığı, birçok yerleşim yerinin hedef alınarak yaşanamaz duruma getirildiği ifade edildi. Mahkeme, bu uygulamaların yalnızca askeri hedeflerle sınırlı kalmadığını, doğrudan sivilleri hedef aldığını vurguladı.
Son olarak mahkeme, uluslararası toplumun sessizliğini eleştirerek, yaşananların yalnızca bölgesel bir çatışma değil, insanlığın ortak vicdanını ilgilendiren bir trajedi olduğunu belirtti. Açıklamada, uluslararası kurumlara acil müdahale çağrısı yapılarak sivillerin korunması, insani yardımın kesintisiz ulaşması ve sorumluların hesap vermesi gerektiği ifade edildi.
