ABD’nin Minnesota eyaletine bağlı Minneapolis kentinde ICE’a bağlı federal göçmenlik ajanlarının iki ABD vatandaşını vurarak öldürmesi, ülke genelinde tansiyonu zirveye taşıdı. Olayın ardından siyasi cephede karşılıklı sert açıklamalar gelirken, sokaklardaki protestolar da genişliyor.
Eski ABD Başkanı Barack Obama ve eşi Michelle Obama, yayımladıkları ortak açıklamada yaşananları “yürek parçalayıcı bir trajedi” olarak nitelendirdi. Yoğun bakım hemşiresi Alex Pretti’nin bir sınır devriyesi görevlisi tarafından vurularak öldürülmesine dikkat çekilen açıklamada, federal ajanların Minnesota’da “hesap verebilirlikten uzak, sindirme ve provokasyona dayalı yöntemler” kullandığı öne sürüldü. Obama çifti, bu uygulamaların ABD’nin temel değerlerine tehdit oluşturduğunu savunarak, Amerikalıları Minneapolis başta olmak üzere ülke genelindeki “barışçıl protesto dalgasını desteklemeye ve onlardan ilham almaya” çağırdı. Bu ifadeler kamuoyunda, Trump yönetimine karşı kitlesel protesto çağrısı olarak yorumlandı.
Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump, yaşanan ölümlerden Demokratları sorumlu tuttu. Demokratların yönettiği eyaletlerin ICE ile iş birliği yapmayı reddettiğini savunan Trump, bunun “kaos ve şiddet ortamı” yarattığını belirtti. Minnesota Valisi Tim Walz ve Minneapolis Belediye Başkanı Jacob Frey’e seslenen Trump, federal yönetimle tam iş birliği çağrısı yaptı. Ayrıca Kongre’ye “sığınak şehirleri” sona erdirecek düzenlemelerin geçirilmesi çağrısını yineledi.
Gerginlik sürerken, Demokrat çevrelerin İç Güvenlik Bakanlığı bütçesine onay vermeme yönündeki açıklamaları, federal hükümetin 30 Ocak itibarıyla kısmi kapanma riskini de artırmış durumda. ABD’de hem siyasi hem toplumsal kriz derinleşiyor.
