Güney Kore’nin turistik Jeju Adası’nda peş peşe bulunan cesetler ve kayıp vakaları endişeyi artırdı. Üç günde 4 ceset bulunurken, son haftalarda 15’ten fazla kişinin kaybolması seri katil iddialarını gündeme getirdi.
Güney Kore’nin turistik Jeju Adası’nda kayıp vakaları ve peş peşe bulunan cesetler nedeniyle kapsamlı bir soruşturma yürütülüyor. Son üç günde 4 kişinin cansız bedenine ulaşılması, ada halkında büyük endişe yarattı.
Bunun yanında son haftalarda 15’ten fazla kişinin kaybolduğu bildirildi. Bu gelişmeler sosyal medyada “Jeju Adası’nda seri katil mi var?” sorusunu gündeme taşıdı. Ancak yetkililer, şu ana kadar bu iddiayı doğrulayan bir kanıt açıklamadı.
Kayıp kadının cesedi bulundu
Soruşturmanın önemli gelişmelerinden biri 37 yaşındaki Jang Mi-ran’ın cesedinin bulunması oldu.
12 Mayıs’ta kaybolan Jang’ın cansız bedeni, pazartesi günü Hallim-eup bölgesindeki bir palmiye çiftliğinde bulundu. Ekipler, cesedin kadının kaldığı yere yaklaşık 1 kilometre uzaklıkta olduğunu belirledi.
Ceset ileri derecede çürüdüğü için kimlik tespitinde otopsiden yararlanıldı. Ayrıca DNA incelemesi de devam ediyor.
İlk incelemede Jang’ın bedeninde belirgin bir dış travma izine rastlanmadı. Polis, cesedin bulunduğu konum nedeniyle başlangıçta intihar ihtimalini değerlendirdi. Ancak kesin ölüm nedeni henüz açıklanmadı.
Kayıp dosyalarında polis skandalı
Jeju Adası’ndaki soruşturmayı daha karmaşık hale getiren başka bir gelişme de polis teşkilatında ortaya çıktı.
Bir polis memurunun yaklaşık 17 ay içinde 298 kayıp başvurusunu işleme aldığı belirlendi. Yetkililer şimdi bu dosyaları yeniden inceliyor.
Söz konusu polis memuru, tutuklama talebiyle hakim karşısına çıktı. Yetkililer memur hakkında görevi ihmal ve resmi kayıtlarla ilgili çeşitli suçlamalar yöneltiyor.
Kayıp dosyaları usulsüz şekilde kapatıldı mı?
Soruşturmanın dikkat çeken noktalarından biri Jang Mi-ran’ın kayıp dosyası oldu.
İddiaya göre polis memuru, Jang’ın erkek arkadaşına genç kadına ulaştığını ve Jang’ın nerede olduğunu açıklamak istemediğini söyledi. Ancak soruşturma ekibi bu görüşmeyi destekleyen herhangi bir telefon kaydına ulaşamadı.
Ardından kayıp dosyasının kapatıldığı ve bazı bilgilerin polis sisteminden silindiği öne sürüldü.
Ayrıca aynı memurun 60’lı yaşlarındaki bir erkeğin kayıp dosyasını da usulsüz şekilde kapattığı iddia edildi. Bu kişinin cesedi 22 Ağustos’ta bulundu.
4 üst düzey polis görevden uzaklaştırıldı
Skandalın büyümesi üzerine Güney Kore Ulusal Polis Teşkilatı soruşturmayı genişletti.
Jeju Seobu Polis Merkezi’nde görev yapan 4 üst düzey polis, idari soruşturma kapsamında görevden uzaklaştırıldı. Bu kişiler arasında eski ve mevcut polis merkezi müdürleri ile 2 kıdemli soruşturmacı bulunuyor.
Yetkililer ayrıca kayıp dosyalarının nasıl kapatıldığını araştırıyor. Bunun yanında polis teşkilatındaki denetim mekanizmalarını da yeniden değerlendiriyor.
Sosyal medyadaki haritalar paniği büyüttü
Jeju Adası’ndaki kayıp vakalarının sosyal medyada haritalandırılması da tartışmaları büyüttü. Bazı kullanıcılar, kaybolan kişilerin konumları arasında bağlantı olduğunu öne sürdü. Bunun ardından cinayet, insan kaçakçılığı ve seri katil iddiaları hızla yayıldı. Ancak sosyal medyada paylaşılan haritalar tek başına ortak bir fail olduğunu kanıtlamıyor. Polis de şu ana kadar bulunan 4 ceset arasında bağlantı tespit etmedi.
Devlet Başkanı Lee Jae-myung soruşturma istedi
Büyüyen kamuoyu tepkisinin ardından Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae-myung da konuya müdahil oldu. Lee, kayıp vakalarının ele alınış biçiminin kapsamlı şekilde araştırılmasını istedi. Ayrıca polis teşkilatında reform yapılması çağrısında bulundu.
Ulusal Polis Teşkilatı ise kayıp dosyalarının kapatılmasından önce daha güçlü bir üst düzey onay sistemi oluşturmayı değerlendiriyor.
Jeju Adası’nda seri katil var mı?
Şu an için Jeju Adası’nda seri katil bulunduğuna dair resmi bir kanıt bulunmuyor. Buna rağmen üç günde 4 cesedin bulunması, son haftalarda 15’ten fazla kişinin kaybolması ve polis teşkilatındaki dosya skandalı soruşturmayı kritik hale getirdi. Yetkililer, cesetler ve kayıp vakaları arasında bağlantı olup olmadığını araştırmayı sürdürüyor. Bu nedenle “seri katil” iddiası şimdilik yalnızca bir şüphe olarak değerlendiriliyor.
